Has Giresunlu İlyas KOSER

2
414

Merhaba

Giresun’un sosyal medyasında ve kültürel hayatında göründüğü gibi olan, konuştuğu gibi yazan ve gönül gözüyle gördüklerini fotoğraf karesine sığdıran bir insan:

İlyas KOSER

Giresun Merkez’e gelip de kendisini sorduğunuzda herkesin tanıdığı birisi. Giresun’da arandığında en kolay bulunacak insandır kendisi. Herkesin selam verdiği, herkesin saygı gösterdiği ve Giresun’da yaşayan herkes ile hayatı mutlaka bir yerlerde kesişen birisinden bahsediyoruz. Onu aslında aramanıza bile gerek yok çünkü o Giresun’un kalbinin attığı her yerde bulunur zaten.

Kah spor müsabakalarında, kah doğa yürüyüşlerinde, kah tiyatro  sahnesinde, kah deniz kenarında; Giresun’un kalbinin attığı her yerde her an karşınıza çıkabilir İlyas KOSER, çünkü Giresun’un yaşanası yüzünü en iyi bilenlerdendir kendisi.

Peki İlyas KOSER aynadaki yansımasını nasıl tanıyor, nerden geliyor ve nereye gitme uğraşı içerisinde.

Şimdi müsaadenizle onu da kendisinde öğrenelim.

10002928_693963620649397_1196440001_n

Şehr-i Yeşil                   : İlyas abi, kimsin sen? Ne zaman nerede doğdun? Seni merak edenlere kendi geçmişini kısaca nasıl anlatırsın?

İlyas KOSER      : Beş çocuklu bir ailenin en büyüğüyüm. 2 erkek 2 kız kardeşim var.  Giresun merkezde doğmuşum şu anda da doğduğum yerde ikamet etmekteyim. İlkokulu Gazipaşa, Orta okul ve Liseyi Atatürk Lisesinde tamamladım.   3 kızım var kızlarımın ikisi üniversite mezunu, küçük kızım lise öğrenimine devam etmekte. 1989 yılında TEK Zonguldak İl İşletme Müdürlüğünde göreve başladım. 1994 yılında Giresun’a tayin oldum. 2011 yılında kurumun özelleşmesi dolayısı ile emekli oldum. İşitme duyumu 18 yaşlarımda tamamen kaybettim. Gördüğünüz bildiğiniz gibi artık sabahı akşam akşamı sabah ederek yuvarlayıp duruyoruz günleri.

12294710_806252932831078_5415230829656466476_n

Şehr-i Yeşil                   : Abi sen emekli olunca mı başladın bütün bu sosyal meşguliyete? Yoksa sen çalışırken de aşırı sosyal birisiydin de biz mi tanımıyorduk?

İlyas KOSER      :Sosyal Kültürel konulara ilgim öncelerden de vardı tabii ki okul yıllarımda müzikle uğraşırdım. Lise son sınıfa kadar sürdü ancak işitme duyumu kaybedince uzaklaştım koptum. Sonrasında ise çalışıyor olmam görevim icabı fazla katılamasam da sosyal kültürel etkinlikleri takip etmekteydim. Emekli olunca haliyle çok daha fazla zaman ayırmam mümkün oldu. Ancak çalışırken de elimden geldiğince Sosyal kültürel çalışmaları izler katılırdım.

Şimdiki gibi sürekli göz önünden olmadığımızdandır fazla dikkat çekmiyorduk. Zaten tahmin edeceğiniz gibi geçmişte sosyal kültürel etkinlikleri takip etmem bugün daha fazla içinde olmama vesile olmuştur.

İlgim olduğundan içindeyim, Sürekli hep meydan cadde sokaktayız şimdilerde. İnsan bir şeyi severek yaparsa ortaya güzel şeyler çıkar.

Yine farkında iseniz hep kıyılarda köşelerde olur çekerim fotoğrafı. En güzel kareler habersiz çekilen karelerdir derim.

68627_467245976654497_1717583911_n

Şehr-i Yeşil                   : Senin çok sevdan olduğunu biliyoruz. Biraz da onlardan bahsedelim. İlyas KOSER neleri sever? Nelerle meşgul olmayı sever? Fotoğrafçılık, tiyatro, bisiklet, Giresunspor bunların başında geliyor sanırız. Ya başkaları?

İlyas KOSER      : İlginç bir özelliğim belki garip gelecek ancak fındık toplamasından anlamam. Fındık toplamasını sevmem. Fındık toplamamışımdır zaten. Ancak bahçe altı biçmesi işini ise kimseye bırakmazdım. Taa ki 2001 yılına kadar.

Sadeliği severim, Olta balıkçılığı da vazgeçilmez ayrı bir tutkumdur.

Elimden geldiğince yardımseverim. Hayvan severimdir. (Bu konuya kendisi detaylı değinmese de kendisi tam bir kedi sevdalısıdır)

Günlük Haberleri okumak Gündemi takip etmek alışkanlıklarım arasındadır.

Biraz gamsızım. Bir şey olmuyorsa Olmasa da olur derim. Takıntım olmaz.

Giresun’da isem Küçüklimana yalıya gitmemiş içim rahat etmez. Yani denizin kenarına inip  o kokuyu oradan solumam lazım. Yoksa kendimde bir eksiklik hissederim.

11041443_896141200431637_1096591845784073227_n

 

Şehr-i Yeşil                   : Giresunspor sevdanı anlatırmısın abi bizlere? Ne zaman başladı?

İlyas KOSER      : Giresunspor  bir sevda . 1969 da Giresunspor’u tanıdım. Giresun’da doğdum ancak İstanbul’da büyüdüm diyebilirim. İlkokula başlarken Giresun’a  temelli yerleşmişiz. Yani Giresun’a gelince  babamla maça gitmişiz ki Giresunspor’u tanımak nasip olmuş. Rahmetli babam Giresunspor’un hiç bir maçını kaçırmazdı. Babamın arkadaşları mahallede toplanır büyük bir Giresunspor bayrağı ile sonra hep birlikte maça giderdik.

Çotanak armalı kazak dokutmuştum anneme yani odur budur “Hayat Bana Yeşil-Beyaz”. Benim zamanımda da vardı bazılarının büyük dedikleri takımlar. Tercihleridir bilemeyeceğim de benim için Giresunspor’dan büyük takım yok. Allah bize Giresun ve Giresunspor sevgisini vermiş bundan büyük mutluluk mu olur.

Atatürk Stadında antrenmanları izler kale arkasına giden topları toplardım. Hatta ufak bir şeleğim vardı armut doldurur antrenman bitimi futbolcu abilerime verirdim. Satmak değildi gayem  ancak harçlık verenler oluyordu. Çocukluktu işte.

Bilmiyorum hayatta mıdır. Hayatta ise sağlığı eksik olmasın vefat etmişse Allah rahmet eylesin, Malzemeci İlhan abi vardı onunla birlikte idman ve maçlardan sonra şu anda  kapalı salonla arada kalan derede o kütük gibi kösele kramponları yıkardık. Çivileri çıkanları ayakkabıcı Saffet abiye götürürdük. Varsa da yoksa da Giresunspor’du çocukluğum. 6 yaşımda tanıdım Giresunspor’u odur budur ömür tüketiyoruz peşinde. Tedavisi olmayan bir hastalıktır Giresunsporluluk.

12573736_1021211997924556_5460521410444961846_n

Şehr-i Yeşil                   : Giresunspor maçları için deplasman yolculukları ne zaman başladı? Taraftarlar seni bir başka seviyor abi, özellikle davet geliyor değil mi sana “deplasmana gidelim mi” diye? Deplasmanlarda yaşadığın ilginç olaylar vardır illa ki? Bize biraz anlatırmısın?

İlyas KOSER      : Eskiden Deplasmanlara gitmek kolay değildi. Olduğumuz ligde Karadeniz takımları ki genelde Akçaabat Sebat, Samsunspor, Orduspor, Rizespor, Ünye, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Hopa  olmakta idi ve bu deplasmanlara giderdim. Kolay değildi eskiden deplasmanlara yolculuk.

1986-87 ve  1987-88 yılları iki sezon hemen hemen iç saha ve deplasman tüm maçlara gittim. 1987-88 yılında 3 lig de şampiyon olmuştuk. Deplasmanlara gidişim 1989 a kadar devam etti. Zonguldak’ta İşe girince haliyle uzak kaldım Giresun’dan. Ancak Karabük’te ki Sakarya’da ki maçlara gittim. Bazı iç saha maçlarımıza Zonguldak’tan günü birlik geldim gittim.

Deplasmana genelde rahmetli Şaban abilerle (Şaban Yiğit) giderdim o zamanlar Paçaların Recep abi olurdu onlarla giderdim. Eskiden ulaşım ve imkan da kısıtlı idi. Ancak gidebildiğime imkanım elverdiğince gidiyordum.

Sonrasında 2001 yılında talihsiz bir olay yaşadım. Uzun yıllar sürekli hastanede kalmam, tedavilerim dolayısı ile 2006 yılına kadar iç saha maçlarında tribünün bir köşesinde oldum genellikle. Kendimi 2007 yıllarında toparlamaya başladım. Deplasmana da gitmeye başladım.

Giresunsporun 3.ncü ligde olduğu yıllarda genelde taşlanıyorduk. Unutmam Tokat, Turhal, Artvin Hopa’da Ordu’da bunlar oluyordu normal görüyorduk

Ancak benim için en ilginç olanını 2010 yılında olaylı Rize deplasmanı dönüşü yaşadım. O deplasmanda takım otobüsümüz oldukça hasarlanmıştı.

İçinde bulunduğumuz otobüs Trabzon ili Of ilçesi yakınlarında bir petrol istasyonunda gece taşlanmamız, kafamın yarılması ve hiç bir olayla ilgim olmamasına rağmen bir gün nezarette kalarak mahkemeye çıkarılmam unutamayacağım bir olaydır.

Deplasmana giden taraftar gruplarımızla da gidiyorum tabiki.

12341635_805571216232583_2028206191424151059_n

Şehr-i Yeşil                   : İlyas KOSER denildiği zaman insanların aklına  güzel Giresun fotoğraflarını  çeken adam geliyor. Nedir bunun sebebi?  Anlat abi söz sende

İlyas KOSER      : O fotoğraflarıma bakanların bakış güzelliği diyelim güzel bakmaları diyelim yoksa Giresun’u çok daha güzel fotoğraflayan hocalarımız, arkadaşlarımız var. Yani öyle özene bezene foto çekmemekteyim.

Sonuçta her ne kadar bozup çirkinleştirilmeye çalışılsa da Giresun güzel ve güzel olan şehrimiz güzel pozlar vermekte.  Ayrıca her zaman belirttiğim gibi geçmişten bu güne hep hobi olarak fotoğraf çekiyorum yani severek yaptığım bir uğraşım. Kendimce Giresunumuzun tanıtımına karınca kararınca katkımız olsun. Uzaklarda olup göremeyenlere hasretlerini fotolarla gidersinler. Beğenenlere de çok teşekkür ederim.

999539_552819338097160_240546315_n

Şehr-i Yeşil                   : Peki ya tiyatro? Ne zaman başladı? Kaç oyunda oynadın? Ve biraz da “Andır Galsın”dan bahsedermisin?

İlyas KOSER      : Emekli olduktan sonra  boş zamanım daha fazla olmaya başladı. İlimizin değerlerinden değerli dostum Ulaş Karakaya’nın kısa film çalışmaları olmakta idi. Onun yönettiği fragman ve kısa film çalışmalarında rol aldım.

Şaban Karakaya hocamızın “Adanın Sessiz Çığlığı Aretias” adlı oyununa oyuncu aradığını oynamamı istedi ve Şaban Hocamızın ekibine katıldım.

5.Gençliğin Gözünden Türkiye Liseler Arası Kısa Film Yarışması Türkiye 5.si olan 125.Yıl Teknik Endüstri Meslek Lisesine çekilen “Öğretmen” adlı filmde oynadım.

Ulaş Karakaya’nın çektiği “Yeşil Kentin Beyaz Çocukları /Giresunspor Belgesi” adlı kısa filmde rol aldım.

Halk Eğitim Müdürlüğünde iki dönem kursa gittim. Bir dönem Şaban Karakaya hocamızdan, bir dönemde Doğan Turan hocamızın Tiyatro eğitimlerine katılarak belge aldım.

Giresun Belediyesi Yürek Takımının ilk oyununa diğer sahnemden dolayı katılamamıştım. Kısmet ” Andır Galsın ” oyununa oldu.

Andır Galsın anlatılmaz izlenmesi lazım derim.

12800322_1049326961779726_6972034609539700271_n

 

Şehr-i Yeşil                   : Biraz da hayallerinden bahsedelim. Hayalindeki Giresun’dan. Hayalinde ki Giresun geçmişte mi kaldı? Giresun’un göbeğinde yaşayan birisi olarak eski Giresun ile şimdiki Giresun arasındaki kültürel ve sosyal hayat farklılıklarını anlatırmısın? Yoksa en Güzel Giresun henüz yaşanmadı mı?

İlyas KOSER      : Giresun eski Giresun değil elbirliği ile tüm güzellikleri yok ettik. Eskiyle nasıl neyi kıyaslayalım Limanımız var insanlar limana inemiyor. Gençler bilemez. Salı ve Cuma günleri vapur gelince liman şenlenirdi.

Biz o limanda top peşinde koşardık. Dünya Kupası maçlarının ufak şekline dönüşürdü bazen liman sahaları kupa maçları mahalle maçları ile.

Ya şimdi değil liman şehir içinde çocuklarımızın oyun oynayacağı alanlar bırakılmadı.

Örneğin: Gazipaşa İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu bahçelerinde, Saray Sineması yanındaki Garaj da, Malpazarlığındaki alanda azımsanmayacak seyirci topluluğuna karşı maçlar oynanırdı.

Ya şimdi ?

Şehir içinde değil çocuklarımıza oyun alanı yayalarımıza yürüyecek yer kalmadı.

Sahillerimizi bile kaybetmedik mi ? Samandaş, Üçkayalar, Gelinkaya, Kumyalıda Mobilin önü, Stadyum önündeki sahiller hep kayboldu. İnsanlar ialeleri misafirleri ile sahile inip günü gün edebilirken şimdi uzaktan denizi görmeye çalışmaktalar.

Bakın meydanda oturan insanlara çoğu yaşlı çoğu uzun zamandır o üst geçitleri aşıp sahile inmemiştir. Neden insin ki inse nereyi görecek ki.

Denizle haşır neşir bir ilde denizden uzak kalmış durumdayız.

Yine sahil kesimine yapılan yol ve devasa binalar hem şehrin doğal güzelliğini bozduğu gibi şehri de denizden uzaklaştırmış durumda.

En güzel Giresun’u şimdiki nesil görmedi fotolardan ancak görür. Bizler o güzel anılarda kalan Giresun’u yaşadık.

Tabiki de bence en güzel Giresun geçmişte kaldı.

Hayalim gerçekleşmez ki versinler eski Giresun sahillerimizi derim.

Eskiden diye başlasak anlatsak diyeceklerimizi kaç kişi anlar ki.

Geçmiş geçmişte kaldı. Eskinin güzelliklerini tekrar yaşasak derim ancak olmayacağı da bir gerçek.

Bizler görmeyiz ancak Deniz kendisinden alınanı geri alır bırakmaz.

10314700_709462802432812_7851958202084998942_n

Şehr-i Yeşil                   : Son olarak bizlerden herhangi bir isteğin var mı?

İlyas KOSER      : Bu güzel söyleşi için teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

10600596_807304395981985_8624624970469281123_n

580438_540826022629825_1247810301_n 12310618_808785812577790_7806411921928033925_n

2 Yorumlar

  1. İlyas KOSER, Giresun için hakikatten bir değer konumundadır. Fakat ilk kez bu kadar yakından tanıma fırsatı bulduk. Yayın ekibinize yürekten teşekkürler

CEVAP VER

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.